|
Mavi yolculuk
İnsanları bunca
yıldır kendine çekmeyi başaran mavi yolculuk nedir, biliyor
musunuz?
 
Mavi yolculuk,
gün batımının en güzelini yaşamaktır. Balığın en lezzetlisini
yiyebilmek, içkinin ve mezelerin keyfini çıkartmaktır. Ne zamandır
kapağını bile açmaya fırsat bulamadığınız kitabı okuyup, kendinizi
ona kaptırmaktır. Gün batımında sevdiğinizle baş başa kalıp ıssız
koylarda dolaşmak, kumlara uzanmak ve kendinizi serin sulara
atmaktır.
Şehrin
kalabalığından, iş yerinizin ya da evinizin dört duvarı arasından
kurtulup, denizle buluşma vakti geldi. Ege ve Akdeniz’in en güzel
koylarında, yeşille mavinin binlerce tonunun kaynaştığı doğal bir
ortamda, sürükleyici bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Hayır demek
ne mümkün? Üstelik bu yolculuk, dostlarınızla baş başa
olabileceğiniz, gününüzü ve gecelerinizi paylaşabileceğiniz,
eğlenebileceğiniz güzel bir teknede geçecekse eğer...
Evet mavi
yolculuktan bahsediyoruz. İnsanları bunca yıldır kendine çekmeyi
başaran bu yolculuk nedir, biliyor musunuz? Mavi yolculuk, gün
batımının en güzelini yaşamaktır. Balığın en lezzetlisini
yiyebilmek, içkinin ve mezelerin keyfini çıkartmaktır. Ne zamandır
kapağını bile açmaya fırsat bulamadığınız kitabı okuyup, kendinizi
ona kaptırmaktır. Gün batımında sevdiğinizle baş başa kalıp ıssız
koylarda dolaşmak, kumlara uzanmak ve kendinizi serin sulara
atmaktır.
MASAL BÖYLE
BAŞLAMIŞ...
Mavi yolculuğun
öyküsü Gökova körfezinde başlar. Tarihçi, çevirmen ve yazar Cevat
Şakir Kabaağaçlı (nâm-ı değer Halikarnas Balıkçısı), 1925 yılında,
‘Resimli Hafta’ dergisinde çıkan bir yazısı nedeniyle İstiklâl
Mahkemesi tarafından, Bodrum’da kalebentliğe mahkûm edilir. Cezası 3
yıl sürecektir, ancak Cevat Şakir’in Bodrum günleri cezadan çok
keyfe dönüşür ve bu nedenle, tekrar İstanbul’a alınmasına karar
verilir. Cevat Şakir cezasını tamamladıktan hemen sonra Bodrum’a
yerleşir. Bodrum’un Antik dönemdeki adından esinlenerek “Halikarnas
Balıkçısı” takma adını alır ve bugün herkes tarafından bilinen, çok
sayıda esere imza atar.
Cevat Şakir
yazılarında bize, Gökova Körfezi’nde yaptığı gezileri, yaşamından
kesitleri, karşılaştığı insanları anlattı. Ve dostlarıyla birlikte
Gökova Körfezi’nde yelken açtığı, önceleri çok mütevazı koşullarla
başlayan bu birkaç günlük geziye de “Mavi Yolculuk” adını vermeyi
uygun gördü.
NEREDEN
BAŞLASAK, NASIL ANLATSAK?
Mavi yolculuk
güzergâhının ağırlıklı bölümünü Bodrum ile Demre arasındaki Ege ve
Akdeniz koyları oluşturur. Aslında turu İstanbul’dan başlatıp,
Antalya’ya kadar uzatmak da mümkün ama Mavi Yolculuğun tadı,
birbirlerine fazla uzak olmayan koylarda demirlemekte gizlidir.
Günümüzde “Mavi Yolculuk”, genellikle 20-25 metrelik gulet tipi
ahşap teknelerle yapılıyor ve rüzgâr elverdiği müddetçe yelken
açılsa da genellikle motor gücüyle seyrediliyor. İşin aslı motorun
sesine günde en fazla 3 saat tahammül edilebiliyor.
İşte bu yüzden,
demirlenebilecek koyların çok sayıda ve bitişik düzende olduğu
güzergâhlar tercih ediliyor. Gökova Körfezi, Hisarönü ve Sömbeki ile
Fethiye Körfezleri’nden en az birini içine alan turlar bu nedenle
ilgi görüyor…
BODRUM ÇIKIŞLI
TURLAR
Bodrum çıkışlı
turların iki güzergâhı var. Birisi Gökova Körfezi’ni, diğeri ise
Güllük (Mandayla) Körfezi’ni kapsıyor. Mavi Yolculukların klasik
rotası olan Gökova Körfezi Turlarında, zamanın çoğu körfezin orta ve
doğusunda yoğunlaşan, dantel gibi işlenmiş koylarda geçiyor.
Mandalya Körfezi yönünde ise Didim, Milet, Priene, Lassos gibi antik
Karia kentlerinin de ziyaret edilebildiği doğa ve tarihle iç içe bir
tur gerçekleşiyor. Bu güzergâha örnek isterseniz:
1. Gün: Bodrum
çevresindeki koylar.
2. Gün: Karaada /
Mersincik
3. Gün: Gerence /
Çatı
4. Gün:
Tuzla-Karacasöğüt / İngiliz Limanı
5. Gün: Sedir
Adası / Akbük
6. Gün:
Ören-Çökertme / Yıldız Adası
7. Gün:
Oraklar-Çiftlik / Bitez
8. Gün: Bodrum’a
dönüş
MARMARİS
ÇIKIŞLI TURLAR
Marmaris çıkışlı
turlar da iki yöne birden yapılabiliyor. Birinci yön Hisarönü ve
Sömbeki Körfezleri ile Datça yarımadasını, ikinci yön ise Fethiye
Körfezini kapsıyor. Fethiye Körfezine yönelik turun 1 günü Dalyan’ı
ve antik Caunos Kentini gezmeye ayrılıyor, kalanı ise Fethiye
Körfezine serpişmiş adacıklarda ve koylarda geçiyor. Datça yönünde
ise adacıklar ve koyların yanı sıra antik Knidos Kenti geziliyor.
Bir örnek de, bu güzergâh için verelim:
1. Gün:
Marmaris’ten kalkış
2. Gün: Kadırga /
Bozukkale (Loryma)
3. Gün:
Karaburun-Yeşilova / Bozburun
4. Gün: Datça +
Knidos
5. Gün:
Aktur-Dişlice Adası / Bencik
6. Gün: Hisarönü
/ Agil bükü
7. Gün:
Karaburun-Serçe Limanı / Çiftlik
8. Gün:
Marmaris’e dönüş
VALİZ YAPMA
ZAMANI GELDİ
Teknede zamanın
büyük bölümü mayo (zevke göre bikini) ve pareo ile geçiyor. Karaya
çıkışta yapılacak yürüyüşler için spor ayakkabı, akşam serinliği
için birkaç t-shirt, pamuklu bir pantolon ya da bermuda almanız
yeterli. Mevsimine göre, güneş batımından sonrası için bir
sweat-shirt ya da ince bir kazak almak da gerekebilir.
Havlu, yedek
mayo, güneş kremi (bol korumalı), güneş gözlüğü, şapka, şnorkel,
palet, ilaç ve kitaplarınızı da almayı sakın unutmayın. Kabinde
sıkılırım, güvertede yatmak isterim derseniz eğer, uyku tulumunuzu
da yanınızda götürün. Koca koca bavullar götürmeyin, zaten onları
kamaraya da sığdıramazsınız. Battaniye, pike, çarşaf ve yüz
havluları teknede var. Valizinizi kapatmadıysanız hâlâ, akşamları
dostlarınızla oynayabileceğiniz monopoly, çiziktirme ya da taboo
türü oyunları da yanınıza alabilirsiniz.
BİR GÜNÜN
ÖZETİ
Teknede güne,
sabahın hoş serinliğinde güzel bir kahvaltıyla başlanır. Kahvaltı
genellikle, gecelenen koyda yapılır ve hemen ardından iskele
alabanda... Gezilecek yerlere, denizin çarşaf gibi olduğu öğle
öncesi saatlerde varılmaya çalışılır. Öğle yemeğinin ardından,
demirlenen koyda herkesin dilediğini yapma olanağı bulur: dinlenme,
yüzme, dalma, sörf, su kayağı, vs. Gün batımı yaklaştıkça yeni bir
heyecan sarar herkesi, birer kadeh içki eşliğinde ‘güneşi batırma’
zamanı gelmiştir ne de olsa. Akşam, şansınız yaver gittiyse, hep
birlikte tuttuğunuz balıkları kızartır yersiniz. Saatler gece
yarısını vurduğunda da, milyonlarca yıldızın altında gözlerinizi
kapatırsınız, yeni bir güne uyanmak üzere...
Hemen Mavi
Yolculuk organizasyonu yapan yat işletmelerini ya da seyahat
acentelerini arayıp programlarını alın. Aynı teknede, bir hafta
geçirmek isteyebileceğiniz dostlarınızı bir araya getirmeyi deneyin.
Beceremiyorsanız, önceden organize edilmiş Bodrum, Marmaris, Kaş,
Kemer ya da Fethiye çıkışlı turlara katılın..
Mavi suların sizi
serinletmesine, tekne yol alırken esen rüzgârın sizi yenilemesine
izin verin...
KAYNAK:
Bagdatcaddesi.net |